- 05 Şubat 2012 Pazar
- Ana Sayfa
- Günün Haberleri
- Foto Galeri
- Video Galeri
- Arşiv
- Sitene Ekle
- Anasayfam Yap


İtibar kaybeden Erbakan'dır!
Saadet Partisi'nin olaylı geçen
Partisinin Eskişehir İl Başkanlığı'nca düzenlenen iftar yemeğine katılan Kurtulmuş, dün akşam Necmettin Erbakan ile yaptıkları görüşmeden çok fazla siyasi sonuç çıkarmaya gerek olmadığını, yapılanın bir
SP lideri Numan Kurtulmuş, cumartesi günü İstanbul'daki iftar yemeğinde yaşanan olayların göz göre göre gelen bir tertip olduğunu iddia ederek, "Mesele, sadece iftar sofrasında orayı dağıtan 20-30 kişi değil, bunun arkasında belki bir takım derin yapılanmalar var. Saadet Partisi'nin bu yükselişini önlemek isteyen bir takım ekipler olabilir. Bütün bunlardan dolayı en çok üzüldüğümüz, bu işler yapılırken Erbakan hocamızın isminin kullanılmış olmasıdır. Kendisine de bunu ifade ettik. Bu süreçlerden en çok zarar gören, itibar kaybeden kendisidir. Herhalde bu işleri yapanlarla fikri ve siyasi olarak hiçbir bağlantısının olmaması gerekir. Zaten söylüyor. 'Bunlar bizim insanlarıımız olamaz, bunları yapanlar milli görüşçü olamaz.' Bunları çok açık söylüyor. Ama bunu herhalde kamuoyuyla da paylaşacaktır" diye konuştu.
![]()
Eşek arısının arslana hücum etmesi cinsinden; “Hoca’nın bugünkü siyasetini basiret ve ferasetten uzak bulan” küstahlıkları okuyunca, “Ahseni takvime (en güzel ve en mükemmel ahlak yüceliğini) mazhar ve müsait kabiliyetlerle yaratılan insanın, nasıl “Esfeles-safiline” (Aşağıların aşağısı derecelere) yuvarlanıp yamuklaştığı (Bak: Tin suresi ayet 4-5) daha rahat anlaşılıyordu.
Böyle bir tezgahın birkaç gün öncesinden gündeme taşınması ve konuşulması da, bu tertibin aynı mutfakta pişirilip servis edildiğini gösteriyordu.
O toplantıya iştirak edip, sözüne ve şahitliğine güvenilen onlarca kişinin samimi ifadelerine göre İstanbul İl Başkan yardımcısı ve Numancı TÜRKER SALTABAŞ ve Gençlik Başkanı İhsan Sorar’ın kasıtlı ve hesaplı provokasyonları sonucu bu olaylar patlak veriyordu.
Erbakan Hoca lehine slogan atanların üzerine çatal, bıçak, tuzluk fırlatan ŞEVKİ YILMAZ isimli provokatör orada ne arıyordu?
“Hoca’ya sadakat şerefimizdir” diyenlere “Or… çocukları!” diye küfürler yağdırıp tekmelerle hücuma kalkışan ve mübarek günde ve saatte ortalığı karıştıranları kimler doldurup kışkırtıyordu?
Yoksa bütün bunların suçu ve sorumluluğu, böyle bayağı ve aşağı girişimlere tenezzül edeceğini şeytanların dahi gündeme getirmeyeceği Aziz Hocamıza yüklenip karalamak ve Numan’ı mağdur ve mazlum konumuna sokmak için mi, planlanıp piyasaya sürülüyordu?
O akşam orada olmayan ve olaylarla hiç alakası bulunmayan kimselerin önceden tespit edilmiş gibi toplanıp gözaltına alınması da, çok daha derin bir komplonun kurgulandığına işaret ediyordu!?
Hatta bu olayın Hocaya mal edilmesine bahane yapılacağını bilen, Erbakancı geçinip davayı ve camiayı içten çürüten malum münafıklarca planlanmış olacağı da ihtimal dahilinde bulunuyordu.

